Zaman mı İnsanları Olgunlaştırır? Deneyim mi İnsanları Olgunlaştırır?
Sevgili Özge Facebook profilinde Peyami Safa’nın “Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır, zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.” sözünü paylaşmış. Bu konuda anlatmak istediğim bir kaç şey vardı, bu söz anlatmama vesile oldu.
Bir gün bir geziye katılmıştım ve herkes kendini tanıtıyordu, soruyu herkese alaylı bir şekilde, sanki onları eziyormuş gibi soran bir adam soruyordu, bana döndü; “Sen ne iş yapıyorsun?” dedi yine alaylı bir ifadeyle; ben de onun bu alaylı davranışına hiç sevmeyeceği bir yanıtla bastırarak “Yaşam Koçuyum” dedim. Normalde bu soruyu ortamına göre cevaplarım değişir ve kendim için Yaşam Koçu ifadesini çok az kullanırım, çünkü muğlak bir ifadedir. Neyse ben bunu deyince dikkatler bana çekildi ve o da dikkatin bana çekilmesinden rahatsız olarak benimle dalga geçmeye çalıştı ve; “Yaşam koçu olmak için biraz genç değil misin?” dedi gülümseyerek ve devam etti, “En az insan 45 yaşında olmalı, yoksa yaşamı nasıl tanıyacak?” dedi.
Ben de onlara döndüm, dedim ki; Bir insanın olgunluğunu yaşı mı belirler? Yoksa deneyimleri mi? Söz gelimi bir genci 18 yaşında uyutsanız 60 yaşında uyandırsanız 60 yaşın olgunluğunu mu gösterir yoksa 18 gibi mi davranır? Tabii ki de 18 gibi davranır. Çünkü sizi olgunlaştıran yaş değil deneyimlerinizdir.

İnsanlar kendilerini değiştirecekleri deneyimleri çok sık yaşamadıkları için olgunlaşmaları uzun sürer. Oysa ki 18 yaşında sokaklarda büyümüş bir insanı gördüğünüzde onun ne kadar olgun olduğunu yaşıtlarına hiç benzemediğini görürsünüz. Çünkü o 50 senede yaşanacak deneyimi 10 sene de yaşamıştır.
Hatta yakın zamanda Türkmax adlı kanalda Nerede Kalmıştık? adlı bir dizi oynuyordu. Dizide Haluk Bilginer 18 yaşında komaya girmiş 27 sene komada kalmış ve 45 yaşında uyanmış birisini canlandırıyordu. Genel olarak dizide anlatılanlar 45 yaşında olmasına rağmen 18 yaşında davranan Haluk Bilginer’in maceralarıydı.

Konuyu toparlarsak ben genç olupta çok olgun insanlar gördüm aynı zamanda yaşlı olupta olgunlaşamayan insanlar da gördüm. Genç olup olgunlaşan insanlardaki temel fark ya onların kendilerini olgunlaştıracak deneyimleri tesadüfen yaşamalarıydı ya da kendileri bilerek bu deneyimleri öğrenmişlerdi. Söz gelimi kendimden örnek verirsem, 16-20 yaşları arasında her türlü dini, felsefeyi incelemem ve bizzat bu ortamlarda bulunmam bana hayat hakkında çok şey öğretti. Ayrıca Türkiye’nin her bölgesini gezip oralardaki insanlarla birebir konuşmam insanlara da daha farklı bakmamı sağladı.
Son olarak şunu söyleyebilirim, olgunlaşmak için yaşlanmayı beklemeyin, gidin ve o deneyimleri şimdi yaşayın…




Kesinlikle çok doğru, teşekkürler Hakan bey
Çok doğru bir noktayı yakalamışsınız
size katılıyorum çok doğru paylaşım için teşekkürler
Ancak bu kadar yalın bir anlatım olabilir. Haklısınız. Deneyim olmadan, o deneyimi içselleştirmeden “ben”de varım diyebilmek mümkün değil. Sadece kuru anlatımların insana pek bir şey vermediği ortada. Yaşamın içinde olarak hissederek, öğrenerek, yaşayarak aldığı deneyimler hem kendini yükselttiği gibi hem de etrafına verdiği bilişi ve vericiliği mutlaka anlamlı olur ve fark katar. inanmışlığından inandırıcılığa geçerek. sevgiyle :)
Peyami Safa’ nın sözünü çok beğendim…
Benim de çok sevdiğim bir laf var bu konuda. Fakat ne yazık ki ezberimde olan bu sözün sahibi kim bilmiyorum….demiştim ki hemen araştırıp bulayım da öyle yazayım dedim……………..
evet buldum. :) sözün sahibi Friedrich Hebbel imiş. Söze gelince
” yaş artmakla budalalık eksilmez “
dayakta olgunlaştırır:D
siz yazmaya devam edin, yazılarınızı çok beğeniyorum.
Sonuna kadar katılıyorum… Teşekkürler….
Olgunlaşmak da nereye kadar.Hep çocuk gibi, olgunlaşmamış bir armut gibi kalmak daha güsell değil mi?
deneyim, deneyim, deneyim
canımsınız yahuuu…şahane bir aklınız çok güzel bir kalbiniz var…”sadece ahmaklar herşeyi kendileri yaşayarak tecrübe edinirler” dedi geçen gün bir aile büyüğüm…zeki insan yaşamadıklarından da ders çıkarabilendir…
Hakan gerçekten güzel bir yazı olmuş. Ellerine sağlık.
Çok severek izlediğim bir film “Uyanış” Robin Williams. Orada da benzer konu işlenmişti, yaklaşık 10 yaşlarında komaya giren ve 40 yaşlarında uyanan insanların çağa ayak uyduramadıkları ve hala cocukluk yaşlarındaki hareketleri yaptıkları anlatılıyordu. Elbette flimin konusu bu değildi ama yazıya örnek bir konu teşkil etmesi açısından örnek gösterilebilir.
Elbetteki, Zaman insanı olgunlaştırmaz, ancak meyve ve sebzeleri olgunlaştırır, deneyim insanları olgunlaştırır.
SON DİLEĞİ SEVEREKTEN KABUL ETTİM:))YİNE SÜPERDİ,TEŞEKKÜRLER.
SEVGİLİ HAKAN :) ÇOK DOĞRU BİR NOKTAYA DEĞİNMİŞSİN …….. YÜREĞİNE SAĞLIK….
kesinlikle…cümlelerin hepsine katılıyorum..yüreğine sağlık her zamanki gibi çok gerçekçi ve çok doğru noktalara değinmişsin..
Bosuna dememisler, ”Akil yasta degil, bastadir,” diye.
Ama, aklı basa yas getirir deselerde, biz , yasadigimiz tecrubelerle,edindigimiz bilgilerle ve yerimizde saymayarak surekli okuyarak, arastirarak geliserek olgunlasiriz..
Paylasimlarinin devami dilegiyle..
İsigin bol olsun..
Harika çok doğru söylüyorsun ;bazan bizleri gerçektende yaşadığımız olaylar olgunlaştırıyor .bende yaşım 35 olmasına rağmen kendim yaşça çok küçük olan kişiler tarafından bazan çocuksun diye adlandırıldığım oluyor. Ama buna karşın bakıyorum ki benden yaşça öyle büyük insanlar varki benim bildiklerimi bilmiyor benim olgunluğuma sahip değiller. Sizce erken yaşta olgunlaşmış olmak bir şans mı yoksa hayatın o tecrübeleri yaşlılık yılarında yaşamak yada tatmak şansızlık mı?
Olay budur:)) Net ve süper…
Genc ler oglumda dahil cok sey ogrenıyorum.Bu beni mutlu ediyor.Benim ıcın her ınsan zenginliktir sizde oyle.
Daha bu sözlerin üstüne söylenecek bir söz yok..herşeyi anlatmışsın sevgili Hakan….
insanoğlu yaşadıkça tecrübeleri tabiki artar ama yinede her yeni yaşta yeni şeyler öğreniyoruz hayat bize herşeyiöğretiyorhayay yaşamaya değer sevgiyle
insan kendini nasıl görmek istiyorsa öyle yaşamalı.