Başarıya Ulaşmak İstiyorsanız, Bambu Ağacı Yetiştirin

Başarı İçin Uzun Dönemli Odağa İhtiyaç Vardır

İnsanların anlamakta zorlandığı en büyük şeylerden birisi de, başarının uzun dönemli odakla sağlanacağı gerçeğidir. Bu ne demek? Yani herkes birden zengin olmak istiyor, ya da gitarı eline aldığında birden çalmak istiyor, hemen dans öğrenmek istiyor, başı ağrıdığında hap içip hemen geçirmek istiyor, kiloları varsa, zayıflama hapı içip hemen kilo vermek istiyor. Bunlar kısa dönemli çözümlerdir ve sonunda size daha büyük sorunlar getirirler. Hemen size bir kaç örnek vereyim.

Yazının tamamını okuyun »

Geçmişin En Güzel Yanı, Onun Artık Geçmiş Olmasıdır

Birbirinden farklı, çok değişik insanlarla çalışma fırsatı buldum. Bazı insanların mutsuzluğunun en büyük nedeni geçmişindeki olayları tekrar tekrar yaşamaları ve bu günlerini mahvetmeleriydi, ama bazı insanlar da gördüm ki geçmişinde kötü şeyler yaşamasına rağmen bunları bir şekilde o konuyu derinlemesine düşünmedikçe hatırlamıyor veya hatırlasalar bile etkilenmiyorlardı.

Peki neden bazı insanlar hala geçmişe takılmış bir şekilde yaşarken, onlardan daha trajik bir geçmişi olan insanlar geçmişlerine takılmıyorlar?

Bu sorunun cevabını anlamak için beynimizin çalışma prensiplerini anlamalıyız. Geçmişe ait tüm yaşanan olaylar beynimizde bir film dosyası şeklinde depolanıyor. Bazıları HD kalitesinde depolanırken bazılarının görüntü kalitesi çok bozuk oluyor. Bazılarının sesleri 5+1′ken bazılarının sesleri çok bozuk çıkıyor. Bazı görüntüler 100 ekranken bazıları 37 ekran olarak kaydediliyor. (Koku ve tatları şimdilik katmıyorum)

dev_ekran

Yazının tamamını okuyun »

200 Yıl Yaşamak İster misiniz?

2,5 senedir uzun yaşam konusunda araştırmalar yapıyorum.  Neden? Çünkü ben sorguluyorum, birileri 70 sene yaşayacağımızı söylüyor, neden? 8 saat uzun_yasam_seftaliuyumamız gerekiyormuş, neden? Beynimizin %10′nu kullanıyormuşuz, neden? Neden daha fazlası olmasın, neden bunları araştırmadan kabullenelim? Eğer sağlıklı bir şekilde 100-200 sene yaşamamızın olağanı varsa niye yaşamayalım? En azından ben ne kadar yaşarsan o kadar kendimi geliştirir ve bir o kadar da insanlara faydalı olurum.

Zaman içinde uzun yaşam konusunda düşünen tek kişi olmadığımı, bilim adamlarından tutunda bir çok kesimin bununla ilgilendiği ve epey mesafe katettiğini gördüm. İlk önce Bilim adamı Baird T. Spalding‘in Tibet Rahipleri araştırmasında yazdığı anıları okudum. Baird T. Spalding Tibet’te 500 -600 yaşındaki insanlarla karşılaştığını yazıyordu. (bu kitap)

Yazının tamamını okuyun »

Hayatın Gerçek Hazzı Paylaşmaktır

Koçluk çalışmalarımda veya insanlarla hedef belirleme üzerine sohbet ettiğimde şu noktayı hep önemle vurguluyorum; Hedefleriniz öyle olmalı ki siz o hedeflere ulaşırken aynı zamanda başkalarına da katkı sağlamalısınız ve onları büyütmelisiniz. Yazının tamamını okuyun »

Zaman mı İnsanları Olgunlaştırır? Deneyim mi İnsanları Olgunlaştırır?

Sevgili Özge Facebook profilinde Peyami Safa’nın “Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır, zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.” sözünü paylaşmış. Bu konuda anlatmak istediğim bir kaç şey vardı, bu söz anlatmama vesile oldu.

Bir gün bir geziye katılmıştım ve  herkes kendini tanıtıyordu, soruyu herkese alaylı bir şekilde, sanki onları eziyormuş gibi soran bir adam soruyordu, bana döndü; “Sen ne iş yapıyorsun?” dedi yine alaylı bir ifadeyle; ben de onun bu alaylı davranışına hiç sevmeyeceği bir yanıtla bastırarak “Yaşam Koçuyum” dedim. Normalde bu soruyu ortamına göre cevaplarım değişir ve kendim için Yaşam Koçu ifadesini çok az kullanırım, çünkü muğlak bir ifadedir. Neyse ben bunu deyince dikkatler bana çekildi ve o da dikkatin bana çekilmesinden rahatsız olarak benimle dalga geçmeye çalıştı ve; “Yaşam koçu olmak için biraz genç değil misin?” dedi gülümseyerek ve devam etti, “En az insan 45 yaşında olmalı, yoksa yaşamı nasıl tanıyacak?” dedi.

Yazının tamamını okuyun »

Sözsüz İletişim – Renklerin Dili

İletişimin iki unsuru vardır, birisi sözlü iletişim diğeri de sözsüz iletişimdir. Biz hep sözlü iletişim üzerine çalışırız, iletişim üzerine yapılan eğitimlerin %90′da sözlü iletişim üzerinedir. Fakat gariptir ki yapılan bilimsel araştırmalar sözsüz iletişimin, sözlü iletişimden çok daha güçlü olduğunu göstermiştir. Yani siz kelimelerle bir şeyler anlatmaya çalışıyorsunuz ama sözsüz iletişim yoluyla daha önceden karşı tarafa yığınla bilgi göndermiş oluyorsunuz.

Peki sözsüz iletişim nedir? Beden dili midir? Hayır. Beden dili sözsüz iletişimin sadece bir parçasıdır. Sözsüz iletişimin unsurlarını sayarsak, Giydiğiniz kıyafetler, taktığınız takılar, (yüzük, saat, kolye vs.) kıyafetlerinizin rengi, ses tonu, beden duruşu, jest, mimikler vs. vs.

Yazının tamamını okuyun »

Bana Yalan Söyle (Lie to Me)

Ben insan psikolojisi ve hipnoz üzerine çalışan, araştırma yapan birisi olduğum için insanların en küçük davranışlarını bile farketmek zorundayım.  Sözgelimi ben bir kelime söylediğimde karşımdakinin hemen o kelimeye verdiği tepkiyi hissederim ve ona göre devam edip etmeyeceğime karar veririm.

Tabii bazı insanlar duygularını saklamayı diğer insanlardan daha iyi beceriyorlar, bu farkı anlamak için çocukları örnek verebiliriz; çocuklar yalan söylediğinde, utandığında veya yanlış bir şey yaptıklarında bunu beden dillerinde açıkça görürsünüz ama büyüdükçe bunu saklamayı öğrenirler. Fakat insanları okumayı bilirseniz büyüklerin de yalanlarını rahatlıkla görebilirsiniz.

Yazının tamamını okuyun »

Duygular Nereden Gelir? – Anthony Robbins

Aslında bu videoyu 1 Ocak’ta yeni yıl hediyesi olarak paylaşacaktım ama biraz geç kaldım.

Anthony Robbins bize Duyguların Nereden Geldiğini anlatıyor.

Bu video Unleash the Power Within Seminerinden, bu seminerle ilgili ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz.

İyi seyirler :)

Cold Reading Nedir? Nasıl Yapılır?

Cold reading: Herkes için geçerli olabilecek genel ve muğlak ifadelerle başlayıp daha sonra ustaca karşıdaki kişinin tepkilerini ölçerek özele inip kişiyi okuma anlamına gelir.

Falcıların, medyumların vb. bilerek ya da bilmeyerek yaptıkları şey budur. Benim gözlemlerime göre çoğu insan bunu bilmeden yapıyor.

Yazının tamamını okuyun »

Dikkatli Bakıyor musunuz? Bilinçaltı Tekniği ile Yapılan Reklamlar

Aşağıdaki resime dikkatle bakın ne görüyorsunuz?

Neden Seks?

Çünkü insanın en fazla bu dürtüye tepki verdiği gözlenmiş, onun için bu tip resimlerin %90′nında seks objesi işlenir. Aşağıdaki resme bakalım.

Yazının tamamını okuyun »

David Blaine: Su Altında Nefesimi 17 Dakika Nasıl Tuttum

Bir adam,
ismi David Blaine,
Bu adam doktorların imkansız demesine rağmen,
sonu ölümle biter demesine rağmen çılgınca bir deneme yaptı.
ve başardı…
Yazının tamamını okuyun »

Breakthrough with Tony Robbins

Anthony Robbins 2009 yılında çekimlerine başladığı müthiş programı Breakthrough with Tony Robbins 27 Temmuz’da NBC kanalında başladı.

Programında hayattan tamamen ümidini kesmiş, intiharın eşiğine gelmiş insanlarla 30 gün boyunca beraber olup hayatlarının tamamen değişmesini sağlıyor.

İlk program “Frank and Kristen” idi. Frank tekerli sandalyeye mahkum ve yemeğini dahi kendisi yiyemeyen biri, Kristen ise neredeyse onun bakıcısı olmuş ve Frank’e bakmak dışında  bir hayatı yok. Daha fazla ayrıntı vermeyeceğin eğer İngilizceniz varsa – ki yoksa bile- izlemenizi tavsiye ediyorum.

1. Programdan - Frank and Kristen

İkinci programı da dün izledim. Harika bir programdı.

Anthony Robbins herşeylerini kaybetmiş, tam anlamıyla bir finansal çöküş yaşamış Ron ve Marie’ye tekrar herşeylerini nasıl kazanabileceklerini öğretiyor.

2. Programdan – Ron and Marie

Programın tamamını izleyebileceğiniz NBC’nin sitesi: www.nbc.com/breakthrough-with-tony-robbins/

Anthony Robbins’in bu program için hazırladığı site: www.tonyrobbins.com/breakthrough/

Breakthrough with Tony Robbins resmi Facebook sayfası: www.facebook.com/breakthroughwithtonyrobbins

<object classid=”clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000″ width=”384″ height=”283″ align=”middle”><param name=”allowScriptAccess” value=”always” /><param name=”allowFullScreen” value=”true” /><param name=”movie” value=”http://widget.nbc.com/videos/nbcshort_at.swf?CXNID=1000004.10045NXC&widID=4727a250e66f9723&clipID=1240817&showID=315&configXML=http%3A%2F%2Fwww.nbc.com%2Fservice%2Fvideowidget%2Fparams%2FdmlkZW9faWQ9MTI0MDgxNw%3D%3D%2F&initXML=http://www.nbc.com%2Fbreakthrough-with-tony-robbins%2Fvideo%2Fepisodes%2Finit.xml?videoId=1240817″/><param name=”bgcolor” value=”#000000″ /><param name=”quality” value=”high” /><embed src=”http://widget.nbc.com/videos/nbcshort_at.swf?CXNID=1000004.10045NXC&widID=4727a250e66f9723&clipID=1240817&showID=315&configXML=http%3A%2F%2Fwww.nbc.com%2Fservice%2Fvideowidget%2Fparams%2FdmlkZW9faWQ9MTI0MDgxNw%3D%3D%2F&initXML=http://www.nbc.com%2Fbreakthrough-with-tony-robbins%2Fvideo%2Fepisodes%2Finit.xml?videoId=1240817″ quality=”high” bgcolor=”#000000″ width=”384″ height=”283″ allowFullScreen=”true” align=”middle” allowScriptAccess=”always” type=”application/x-shockwave-flash”></embed></object>

Keith Barry ile Mentalizm Üzerine Şaşırtıcı Bir Gösteri

Keith Barry başarılı bir mentalist. Mentalizm çoğunlukla zihinsel ve psikolojik tekniklerin kullanıldığı ilizyon sanatının bir dalıdır.  Türkiye’de de sayısı çok az olmasına rağmen çok başarılı Mentalistler vardır, İlkay Tercan da bunlardan birisidir. Onun dışında Sinan Çetin’le Fenomen programını hatırlarsanız, orada da yarışan yarışmacıların bir çoğu mentalizm üzerine sunumlar yapmışlardır.

Keith Barry aşağıdaki videosunda insan zihnini düşünmeye itecek şaşırtıcı gösteriler yapıyor ve aslında bizim bazı şeyleri sorgulamamızı da sağlıyor. Bir Mentalist gibi düşünmediğimiz sürece onun nasıl yaptığını asla çözemeyiz, çok laf etmeden sizi video ile başbaşa bırakıyorum.

Videoyu Türkçe altyazılı izleyebilmek için View subtitles yazan yere tıklayın ve Turkish‘i seçin.

James Randi Psişik Güçleri Sorguluyor

Hayatın içinde tanıyacağınız çok değişik insanlar vardır, James Randi‘de onlardan biridir. Bir İlizyonist olarak başlayan kariyeri daha sonra bir skeptik olarak devam etmiştir. Yani hayatını paranormal, psişik güçlere sahip olduğunu iddia eden adamlarla savaşarak geçirmiştir ve Randi Vakfını kurararak onlara meydan okumuştur.

Gerçekten bu tip şeylere inanmak ile inanmamak arasında bir ayrım vardır. Bir kaç şarlatanı görüp -hayır kesinlikle böyle şeyler yok ve yapılamaz!- denilmemesi gerektiği gibi, her psişik gücü olduğunu söyleyene de asla inanılmamalıdır. Yazının tamamını okuyun »

Noetik Bilim ve Noetik Bilimler Enstitüsü

İnsan potansiyeli benim her zaman araştırma konum olmuştur. Şimdilerde adına daha sık duymaya başladığımız Noetik Bilim bu konuda sıkı çalışmalar yürütmektedir. Aşağıda size Noetik Bilim ve Noetik Bilimler Enstitüsü hakkında bazı bilgiler paylaşacağım.

Bu konuda benim bildiğim Türkçe’ye çevrilmiş en iyi kitap McTaggart’ın Intention Experiment (Niyet Deneyi) kitabıdır. Bu konuda daha fazla bilgiye sahip olmak isteyen herkese tavsiye ediyorum.

Neotik: Eski Yunanca’da “algılamak”, ‘anlamak” ya da “kavramak” anlamına gelen noetikos’tan (nottos) türetilmiş sözcük. İlkçağ Yunan felsefesinde, duyular ya da deneyle değil de yalnızca akıl yoluyla kavranılan bilgi türü için kullanılan genel bir terimdir. Duyumdan ve deneyimden bağımsız salt düşüncenin ürünü olan kavramların genel bir ifadesi için de kullanılır.

Felsefe Sözlüğü- A.Baki Güçlü; Erkan Uzun; Serkan Uzun; Ü.Hüsrev Yoksal-Bilim ve Sanat Yayınları

Noetik Bilimler Enstitüsü (Institute of Noetic Sciences)

1973 yılında eski astronot Edgar Mitchel ve sanayici Paul N. Temple tarafından insan potansiyelinin sınırlarını araştırmak için kurulmuştur. Enstitünün programı “insan kapasitesinin genişletilmesi”, “entegre sağlık ve tedavi” ve yenidünya görüşlerinin ortaya çıkmasını içermektedir. Ayrıca araştırmalar, spontane meditasyon, bilinçlilik, alternatif tedavi ve hastalık belirtilerinin azalması konularını da içermektedir.

Mistisizm, insan potansiyeli, parapsikolojik beceriler ve beden ölümünden sonra bilincin hayatta kalması gibi konuları da içermektedir.


Enstitünün adı Yunan nous, yani akıl kelimesinden alınmıştır.

Enstitü üç ayda bir Shift: At the Frontiers of Consciousness (Değişim: Bilincin Sınırlarında) adlı bir dergi yayımlamaktadır.

Web sayfasında bilgiye göre 35.000 abonesi vardır. Merkezi Kaliforniya Petalum‘da olan organizasyon 80 dönümlük bir arazi üzerinde kurulmuştur.  Kampüste ofisler, araştırma labaratuvarları ve dinlenme merkezleri vardır.

Kaliforniya’daki Noetik bilimler Enstitüsü Haziran 2009 da zihnin tüm çevreyi ve içindekileri etkilediğini buna suyun da dahil olduğunu kantılayan çok bulgular bulunduğunu duyurdu.

Sözlerin suya etkisini inceleyen Japon bilim adamı Masaru Emoto bu konuda çok yankı bulacak çalışmalar yapan ve dünyaya duyuran biridir.

Dr. Masaru Emoto‘nun gözlem ve incelemelerine göre suya karşı söylenmiş olumlu duygulu sözler su donduğunda oluşan kristallerin daha da güzel oluşmasını sağlıyor.

Dr. Dean Radin, Emoto’nun deneylerini daha sıkı kontrollü ve objektif deneylerle test etti ve çalışmalarını hakemli dergi Explorer’da yayınladı.

Ardından ikinci iddialı bir deney daha yapıldı ve yine hakemli bir dergi olan Journal of Scientific Exploration‘da 2008 de yayınlandı ve bu deney önceki gibi Emoto‘yu doğrular niteliktedir.


Gülümsemesini Bilmeyen Dükkan Açmasın

Bir Çin atasözü der ki: Gülmesini bilmeyen, dükkan açmasın.”


Herkes, komşu olan biri balcı ile, diğeri turşucu olan iki dükkan sahibinin hikayesini bilir.
Balcı da çeşit çeşit ballar var ama müşterisi yok. Turşucu ise basit bir turşu satar ama müşteriye zor yetişir.

Balcı bu işe şaşar ve bilge bir adama gider, durumunu anlatır. Adam gerçekten bilgedir ve der ki: Sen dükkanında bal satıyorsun ama yüzün sirke satıyor. Komşun turşu satıyor ama yüzü bal satıyor.

Related Posts with Thumbnails
←Önceki